BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK – Harper Lee — Kitap Yorum —

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK – Harper Lee

BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK - Harper Lee Photo by Habuniaa for website

Ödüllü ve bir çok kişi tarafından tavsiye edilen Bülbülü Öldürmek kitabı bu seferki yorumlamaya çalışacağım eser.
Kitabın arka tanıtımında yazdığı üzere eser Amerika’nın güneyinde yaşanan ırkçılığı temel alıyor olsa da aslından ırkçılıktan daha da genel ifade ile eşitsizliği, ayrımcılığı, özgürlük gibi konuları kitabın küçük kahramanları üzerinden bilhassa Scout Finch’in gözünden anlatmaktadır.
Romanın ana karakterleri Scout , Jem(iki kardeş – kız – erkek) ve Baba Finch gibi gözükse de aslında alttan alttan dışlanmış örneğini temsil eden öcü radley karakteri de romanın esaslı karakterlerinden biridir. Öcü radley karakteri çevreden soyutlanmış kişileri temsil etmekle birlikte belkide filmini izlemeden önce nasıl bir şekilde canlandırmışlar acaba diye düşündüğüm bir karakter.
Roman neyi anlatmakta sorusuna kitabın arka kapağında olduğu gibi spoiler vererek yanıtlamak istemiyorum. Roman Tecavüzle suçlanan siyahi bir erkeğin beyazların hakim olduğu kasabada yargılanmasını, halkın, jürinin tepki ve düşüncelerini anlatıyor olsa da 357 sayfalık kitabın neredeyse yarısından sonraki kısımda bu asıl konuya odaklanılmaktadır. Açıkçası bu da benim beklemediğim bir durumdu. Ben ilk sayfalardan itibaren bir yargılanma davası olan bir içerik beklerken uzun sayfalar boyunca küçük kahramanlarımızın dünyasından olaylar okudum. Kötü müydü, hayır kötü değil tam tersine iyiydi de bu kısımlar fakat farklı beklenti içinde okuyunca sanki on üzerinden onluk kitap olmasının önüne geçebiliyor. Daha doğrusu sanki çocuk karakterlerin yaşamını temel alan sıradan romanmış havası veriyor okuyana. Fakat özellikle yarısından sonra asıl nokta varıyor olaylar.
Netice itibari ile anlattığı konular ve verdiği dersler bakımından kesinlikle okunması gereken kitap olduğunu belirttikten sonra filmini de en yakın zamanda izlemek gerektiğini düşünüyorum.
Kitabın dilinin de oldukça akıcı olduğunu unutmadan eklemek isterim.
Kitaptan iki cümle ile de yorumumu sonlandırmak istiyorum:

“…birinin kötü olduğunu düşündüğü bir şeyle seni nitelendirmesi hiç bir zaman hakaret değildir. O kişinin ne kadar zavallı olduğunu gösterir sana, seni incitmez.”

” İstediğin kadar saksağanı vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır”.

Keyifli okumalar…

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.