KAKTÜSÜN ÇELİĞİ – İNTERNETİN AKK Sİ – İÇİMDEKİ SES

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Merhaba yeni bir köşe yazısı ile karşınızdayım.
Bu sefer bahsetmek istediğim bir çok konu var: Çiçek, tohum, kaktüs ekiminden; bir film ve müziği hakkında yoruma, güzel bir şiirden, gökyüzü hakkında paylaşıma kadar ve yazarken aklıma gelebilecek diğer konular…

Öncelikle geçenlerde Engin Günaydın’ın filmi İçimdeki Ses’i izledim. Açıkçası bayağı komik bir şey bekliyordum. Yer yer güldüğümüz yerler olsa da genelde ne saçmalamış acaba hep bu şekilde mi ilerleyecek diye düşündük durduk. Tamam bazı bazı bizi yanılttığı anlar olsa da beklentimin altında kaldı desem yeridir. Aslında filmin başında bile izlemeyi bırakmayı düşündüm ama Gürse Birsel’in filmi gibi başta sıkar sonra gülmekten kırdırır diye düşünüp devam ettik filme. İyi ki bırakmamışız diyebilir miyim bu film için bilemem ama bir daha izlemeye zaman ayrılmayacak bir film diyebilirim. Pişman da olmadım tatmin de olmadım desem film için sanırım cuk diye de oturacaktır yorum. Filmde dikkat çekmek için kol bacak gösterimleri de standart filmlerimizde olduğu üzere burada da göze batmakta bunu da eklemeden geçmek istemiyorum… Bir sonraki filmi daha da iyi olacaktır diye de düşünmekteyim :)
Filmde en çok beğendiğim ve film sonrasında da hemen Youtube de aratıp tekrar tekrar dinlediğim şey ise bir müzikti sizlere de kesinlikle tavsiye ediyorum hatta linkini de özel hazırlanmış kliple birlikte şu alta atayım da daha sonra aradığımızda kolaylıkla bulabilelim değil mi :)
İçimdeki Ses – Napayım?

Sonraki konuma geçecek olursam,
Cumartesiden beri yeni bir kitap okuyorum: İktidar Seçkinleri. 660 sayfalık bir kitap Dersteki sunum kitaplarından biri. Konusu ilgimi çekmiş olması sebebiyle listedeki kitaplardan seçtiğim kitap. Açıkçası kitabı okudukça daha çok beğenmeye başlıyorum. 15 bölümden oluşuyor her biri aslında bir biri ile bağlantılı ve birbirinin devamı niteliğinde diyebiliriz. Biraz da sunumunu yapacağımdan dolayı bol bol altını çizdiğim alan mevcut. Okumam bitip müsait olduğum zamanda onun da yorumunun konusunu en kısa sürede sizlerle paylaşmayı düşünüyorum. Okumam bitmeden kitabı şimdiden önerdiğimi de belirteyim ^_^

Twitter da akip ettiğim bir kullanıcı var Lagari diye.
Her iletisini ya da düşüncesini beğenmesem de içlerinde çok beğendiğim bir tanesi var onu da size onun yorumu ile paylaşmak istiyorum:
lagari
Diğer konumuz ise internet.
Bu ay başında yeni ay akk kotasına girdiğimi farketmeden ilk hafta içinde akk kotasını doldurmayayım mı :)
Dedim ulan başlarım böyle işe, dolan akk de 50 değil 75 gb yani.
Yok o değil de ne zorunlu ihtiyaç olan suya ne de elektriğe biz 80 lira fatura ücreti ödemiyorken internete hem 80 lira ödeyip hem de kotayı aştınız hızınızı yavaşlatıyoruz olayı nedir yahu? Bu olaya bir çözüm bulmaları lazım aynı ücrete en dip akk sınırı 200 olmalı 50 75 ne!
Neyse dönelim konumuza ilk hafta aştık mı 75i hızımız yavaşladı mı ardından mı ne yaptım 😀
ilk haftada 35 mb hızla 75 gb indiren ben, yavaşlatılmış hız ile 2 haftada 300 gb indirdim 😀
Twitter dan da etiketlemeden türktelekoma göndermede bulundum.
yani ben hız yavaşlamadan daha az indiriyordum istiyorsan kotayı kaldır – hızı düşürme sizin için daha iyi olur sanki gibisinden 😀
Adamları etiketlemedim ama adamlar gelip cevap yazdılar yaa bana 😀 Bu ne hizmet aşkı dedim tabi 😀
Cevap ne mi yazdılar:D  DM den tel numaranızı atar mısınız yardımcı olmak isteriz diye 😛
Diyecektim pardon da benim size yardımcı olmam gerek miyor mu? Hani hızım azalmasına rağmen 4 katı indirmişim ya hani ! Neyse daha dönüş yapmadım ama sanırım dönüşüm hazır fırsat bulmuşken akk kaldırmanız kendinize yapacağınız en iyi yardım olacaktır cümlesi olacak sanırım :)
Bu da böyle işte

Bu arada geçenlerde haberde gördüm İstanbul’da mezar 25 bin mi olmuş.
Afedersiniz ama oha yani. 25 bin ne be! İnsanları yaşamaya teşvik ediyorlar resmen.
Azıcık sağlıklı yaşayın uzun ömürlü olun 25 bin cebinizde kalsın dedim burada da diyorum.
Aman dikkat edin kendinize :)

Belki dikkatinizi çeken vardır Abdurrahman Uzun diye bir kişi var. Genelde fıkraları mesajları olsun dikkatimi çekiyor bu sefer ki paylaşmak istediklerim oradan.
Öncelikle anlattığı bir hikayeden bir cümle: “İp puştun eline geçince bize konuşmak haram ”
İpleri elinizde tutun gençler, orta yaşlılar, yaşlılar 😀 Sonra konuşacak hal bulamazsınız ben de bunu ekleyeyim.
Aynı videodan bir şiirin bir kısmı da çok hoşuma gitti onu da sizlerle paylaşmak istiyorum izninizle.
Şiir Abdurrahman Karakoç’a ait:

“Doğru mu, yanlış mı karar sizlerin
Biz aklın durduğu çağda yaşadık
‘Ben dinsizim! ‘ diyen beyinsizlerin
Din dersi verdiği çağda yaşadık.”

Şiirin geri kalanına da şu adresten ulaşabilirsiniz: Buraya tıklayarak şiirin kalanına gidebilirsiniz

Geçen bahsetmiştim domates çekirdeğinden domates gibi bir şeyler yetiştirmeyi seviyorum diye ( Küçükken tavuk, civciv büyütürdük ey gidi günler ey, bir bahçeli yerimiz olsa da yeniden yaşasak o günleri )

Geçen ki bloğumda yazdığım domatesi çekirdekleri ile birlikte toprağa – saksıya ektim. 3 ay dalında kışın dahi olsa çürümeden kalınca dışı kadar içi sağlam kalmamış çoğu çekirdeğinde hayat belirtisi olmasa da yine de ümitvar şekilde filizlenmesini bekliyorum. Soldaki pembe saksıda o domatesin tohumları var.
Ortadaki beyaz saksı da ise marketten aldığım ve tadını beğendiğim domatesin tohumları var. ( Geçen seneden kalma sakladığım tohumları ise saklıyorum nisan ayında ekeceğim inşaallah) Sağdaki mavi saksı da ikeadan aldığımız çiçeği ektim. Resmin orası boş kalmıştı onu da ekleyeyim dedim 😀
Domates tohumları ve ikea çiçek

Ekim işleri sadece bunlarla kalmadı tabii. Tabii evde kaktüsler vardı onları da büyük saksılara ekme işlemi de yapıldı. Ayrıca çelik alma denilen o kaktüslerden kollarının kesilip daha küçük saksılarda çoğaltma amacıyla ekim işlemini de ilk kez deniyorum bakalım tutacaklar mı :)
Bu arada ilk kaktüslerimizden olan kalpli kaktüsün bir kalbini çelik alma işleminde yanlışlıkla kestim :( o yüzden yan dikilmiş gibi duruyor ama o tek parça kalbi de ektim bakalım sonu ne olacak 😀
Büyük Kaktüsler

Bunlar da yavru kaktüsler – alınan çelikler 😛

küçük k ler

Kitap olur, çiçek olur, spor olur insanların kendilerine hobiler edinmeleri gerekiyor. Unutmayın beyninizi başka alanlarda çalıştırarak da dinlendirebilirsiniz.

Bu arada o milli takım forma fiyatları ne yahu! 200 lira 300 lira. Ne alıyoruz kendi kendini temizleyen ütüleyen giysi mi? Azıcık insaf yani.

Şimdilik aklıma gelenler bu kadar,  maalesef bazı söyleyeceklerimi unutuyorum artık not almalıyım sanırım :)
Daha gidip Gençliğe genel bir bakış konusundaki sunum konum için sunum hazırlamam lazım.
Başka bir blog yazısında görüşmek üzere.
Kalın sağlıcakla…

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.