KULE CANBAZI – Sunay AKIN (Kitap Yorum)

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

KULE CANBAZI – Sunay AKIN

Kule Canbazı - Sunay Akın photo by Habuniaa

Kitaptan önce Sunay Akın ile ilk tanışmamızdan bahsetmek isterim. Tanışmak derken bizzat bire bir tanışma değil aslında. Sadece benim bizzat gördüğüm ilk ünlüdür kendisi. Lisede okurken edebiyat hocamızın (ismi: Sunay) (Suna da olabilir ismi :/ ) çabası ile okulumuza gelmiş ve bir söyleşiye katılmıştı. Nereden baksanız yaklaşık 20 sene olmuş :) O zaman hiç de tanımıyorum tabi kimdir necidir :( Seneler sonra öğrenmiş olduğum Trabzon doğumlu olması ve hatta Trabzonsporlu olması, kalecilerin en büyük destekçisi, masal tadındaki hikaye anlatı videoları ve şair kimliği beni kendisine yakınlaştırmıştır. Onca seneye rağmen okuduğum ilk kitabı idi maalesef ‘Kule Canbazı’. 162 sayfalık bu eser, 35 tane ilginç olduğu kadar bilgi verici hikayeden oluşmakta. Hasan Ali Yücel’den, Fatih Sultan Mehmet’in imzasına benzetilmeye çalışan esere, Perşembe kelimesinin İngilizce karşılığı olan Thursday in kökeninden, Besim Ömer Paşa’nın hikayesine(O kim midir kitabı okuyun lütfen :D), Aydın isimli balinadan, ip üstündeki en ilginç canbazlıklara ve hatta dinsiz öldürme oyunu olan Bowlinge ( 10 labuttan 1 tanesinin özel bir anlamı olduğuna ) kadar çok güzel hikayeler bulunmaktadır. Kitapla ilgili tek bir eleştirim var. Kitabı okurken bende şu intiba oluştu: Bazı yerleri eskiyi, sarayı, padişahı vs. fazla mı eleştirmiş, fazla mı muhalefet olmuş ya da argo tabir ile fazla mı ‘gömmüş’ … Belki bana fazla iyi anlatmışlardır iyi taraflarını görmüşümdür belki Sunay Akın fazla eleştirmiştir. Orası muamma Bu kısmı insan sevdiğine kör, sevmediğine körkütük düşman olurmuş diyerek ve düşüncelere saygı diyerekten atlayalım ^_^ Sonuç olarak okuyunca bir şeyler katacak bir kitap olduğundan emin olabilirsiniz. Ben beğenerek okudum. (beğenmediğim yönünü belirttim yukarıda) Yazarın gösterisi ‘Sunay Akın ile Görçek’ merak ettiğim ve gitmek istediğim bir gösteri olduğunu belirtirken İstanbulda’ki Oyuncak müzesi de gezi listemde gezilecek yerlerden biri olarak durduğunu dile getireyim. Nasip olurda bir gün umarım bizzat tanışma sohbet etme imkanımız da olur inşaallah Sunay AKIN ile…
Her zamanki gibi kitaptan bir alıntı ile bitirmek istiyorum: “Ayakkabı boyamanın bile insana huzur veren, rahatlatıcı bir etkisi vardır; ama bazıları o pis ayakkabılarına değemezler, onu boyamak başkalarının görevidir. Haydi köleler iş başına! Zamanı olmayan efendimizin zamanını çalacak işleri biz yapalım ki, efendimize bol çene çalacak zaman kalsın !..”

Keyifli Okumalar

— Habuniaa —

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.