ŞEKER PORTAKALI – Jose Mauro De Vasconcelos – Kitap Yorum

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail
ŞEKER PORTAKALI – .Jose Mauro De Vasconcelos
Şeker Portakalı photoby Habuniaa
 
Uzun zamandır okuduğum kitaplar hakkında yorum yapma fırsatı bulamıyordum. Dolayısıyla da yorum yapılacak kitaplar birikti birazcık. Mümkün olursa kısa sürede bir çoğunun yorumunu yapmaya çalışacağım.
Kitabımıza geçecek olursak:
Bir çoğumuzun çocuk kitabı, çocukluk çağımda okudum diyebileceği kitap olan ‘Şeker Portakalı’ndan bahsetmek istiyorum. Açıkçası Şeker Portakalını daha önce hiç okumamıştım. Farklı kişilerden de istisnasız bir şekilde çok güzel kitap, kesinlikle okumalısın yorumlarını alıyorudm. Ben de en son sipariş listeme kitabı ekleyip bugün okumaya başladım ve aynı gün içinde bitirme fırsatı buldum.
Kitap yarı Kızılderili yarı Portekiz olan çocuk yaştaki kahramanımız Zeze ve onun en yakın arkadaşı olan şeker portakalı ağacı olan Minguinho arasındaki ilişkiyi konu alıyor. Küçük yaşta okumayı söken ve haylazlıkta bir numara olan Zeze’nin yediği dayağın haddi hesabı yok. Burada aslında aile içindeki çocuklar üzerindeki ceza veya şiddet sorgulanıyor da diyebiliriz bence.
Çocuğun çevresinden kaynaklı dilinin de nasıl bozulabileceği konusunda örnekler mevcut. Fakat şer şeye rağmen kahramanımız saflığını ve içindeki güzelliği kaybetmemekte, yardımseverliği ön plana çıkarmaktadır. Kitap aslında bütün bunların dışında büyümüşte küçülmüş sözünü haklı çıkarırcasına bir çok konuda büyüklerinin yerine düşünmekte haksız yere yaşadıklarını bile çeşitli gerekçelere bağlayarak anormal bir şekilde normal karşılayabilmektedir.
Kitabın genelinde Zeze’nin hayal gücünün de mükemmel seviyede olduğu gözler önüne serilirken kahramanımızın sonradan tanıştığı bir kişi de ben de hayal mi gerçek mi ikilemini oluşturdu diyebilirim. Açıkçası sonlara doğru belki de daha önce sayfalardan itibaren duygusal anlar yaşayabileceğinizi de belirtmek isterim.
Kitabı okurken şu da aklıma yer etmedi değil hani: her insanın aynı bu kitapta olduğu gibi kendi ile büyüyen bir meyve ağacı olmalı, birlikte büyüyeceği, birlikte yaşlanacağı ve belkide birlikte dertleşebileceği bir ağacı… Tabi günümüzdeki şehir hayatında bu ne kadar mümkünse artık..!
Sonuç olarak kitap güzeldi, 180 sayfalık akıcı bir kitaptı. Eşinizin, akrabanızın veya çocuğunuzun bir sınavı esnasında dışarıda beklerken bitirebileceğiniz bir uzunluğa ve akıcılığa sahip. Kitabı size tavsiye ederken kitabın bana ‘Küçük Ağacın Eğitimi’ kitabını hatırlattığını da söylemek istiyorum. Sanki aynı kategoride bir kitap diyebiliriz bu ikisi için ve onu okuduktan sonra bunu okumak kitabın beklentimin altında kalmasına neden oldu. Bahsettiğim kitap hakkımdaki yorumumu da yakında eklemeyi planlıyorum. Görüşmek üzere…
Keyifli okumalar
 
#şekerportakalı
Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.