SOKRATES’İN SAVUNMASI – PLATON

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

SOKRATES’İN SAVUNMASI – PLATON

sokratesin savunması photo by habuniaa

Kitap tanıtımıma başlamadan önce Sokrates’in başına gelen haksızlıklar resimden görüleceği üzere kitabın da başına geldi desek yeridir. Ders aralarında okurum diye çantamda taşıdığım kitaba kapağı açılmış su şişesinden yarım litre su gelmesi sonrasında gitti güzelim kitap derken 2 – 3 gün petek aralarında kuruttuktan sonra kitabın kalan kısımlarını da okuyabildim.
Kitapta çeşitli bölümler bulunmakta mesela;
Euthyphron bölümünde din bilimci ile Sokrates arasında geçen diyaloglar
Kriton bölümünde Sokrates’in öğrencisi ile geçen diyaloglar ve öğrencisinin onu düştüğü hapis hayatından firar etmeye karşı ikna çabaları ve Sokrates’in tutumu
Phaidon bölümü kitapta da belirtildiği üzere burada ruhun ölümsüzlüğünü irdeleyen en önemli bölümlerden biridir. Ben bu kitap öncesi sadece bu bölümün olduğu kitabı okumuştum. Bazı tabirler olmasa neredeyse Sokrates’e kalp gözü açılmış veya kuranda adı geçmeyen peygamberlerden biri diyecek kıvama gelebiliyorsunuz. Fakat kitaptaki bazı cümleler o düşüncenizin önüne geçiyor. Sokrates gerçekten çok ilginç bir insanmış. Saf doğruluğun, saf hakkaniyetin peşinde olan bir kişi idi okuduklarımdan sonra benim gözümde.
Kitapta bazı tartışmalar vardı ki bu kadar çocuğa anlatırcasına niye anlatılmış diyebiliyorsunuz. Fakat buradaki amaç aslında her şeyi en kökenine kadar tartışmak ve akıllarda herhangi bir soru işareti bırakmamaktı.
Kitabın genelinde kitap adından anlaşılacağı üzere Sokrates’in savunması üzerinde durulmuş. Haksız yere suçlandığı da çok açık aslında. Fakat gerçek hayatta da olduğu üzere gerçekleri görmemekte gözleri görmeyen kişilerden daha kör olabiliyor insanlar bunun da vurgusu yapılıyor. Sokrates’te savunmasını yaparken kendisi için değil aslında yaratıcının insanlara bahşettiklerine karşı insanların bir günah işlemelerini önlemek için savunmasını yaptığını belirtiyor. Fazla spoiler vermemek için asıl bahsedeceklerimden bahsedemiyorum fakat şunu belirtmek isterim ki Sokrates hiç bir zaman doğru bildiklerinden şaşmıyor tartışmaya açıyor fakat zarar görme pahasına doğruları hep uygulamaya çalıştığını belirtmek isterim.
Açıkçası kitap böyle yorumla anlatılabilecek bir kitap değil ama gerçekten okunulması gereken mükemmel bir eser. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum ve okurken şunu da düşünmenizi istiyorum. Kitaptaki Tanrılar kelimesi çoğul değil de kitapta tek bir tanrı olduğundan bahsedilseydi yani tanrılar değil de de tek tanrı ibaresi olsaydı ne düşünürdünüz Sokrates hakkında? Yani bir nevi Sokrates aslında Tek Tanrı olduğunun farkına varmış da kitabı yazanın onu değiştirdiğini düşünmenizi istiyorum :)
Kitaptan beğendiğim bir kısımla yorumumu sonlandırmak istiyorum:
” Her zaman güzel öten kuğular, ölümlerinin yaklaştığını hissettiklerinde, belki de hizmetinde bulundukları tanrının yanına gideceklerine sevindiklerinden, daha çok ve daha güzel ötmeye başlarlar. Ama insanlar ölümden korktukları için kuğulara iftira atarak, üzüntülerinden öttüklerini, yaklaşan ölümleri için ağıt yaktıklarını söylerler”

Keyifli okumalar…

— Habuniaa —

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.