SU GİBİ AKAN GENÇLİK YILLARI (Kitap Yorum)

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

Su gibi akan gençlik yılları by habuniaa

SU GİBİ AKAN GENÇLİK YILLARI

Kitap hakkındaki görüşlerime kitabın takdim kısmından bir kaç cümle ile başlamak istiyorum:

“Hayattan birer kesit olan ve geçmişe ışık tutan anılar, gelecek kuşaklara bıraktığımız kültürel hazinelerimizin başında gelir..
Bu eser yakın tarihimize şahitlik etmiş şair, edip ve yazarlarımızdan bazılarının özellikle gençlik dönemindeki yaşantılarından kesitleri ele almaktadır. “

Kitapta bir çok deneyimden faydalanıyorsunuz ilginç, hüzünlü, garipseyeceğiniz bir çok olaylara tanıklık edeceksiniz. Yeni şeyler öğreneceksiniz.

Mesela Fahrür Etibba ünvanının ne demek olduğunu biliyor musunuz ?
Ya Banliyö diye tabir edilen semtlerin hangileri olduğundan haberiniz var mı?
Peki Haki cüppeli vakur ağalar diye kastedilen şeyin ne olduğunu biliyor musunuz ?
Hayır mı – bütün bunların cevaplarını bu kitabı okuduğunuzda öğrenebileceksiniz.

Unutmayın “Çocukluğunu yaşayamayan gençliğini yaşayamaz, gençliğini yaşayamayan da ihtiyarlığını yaşayamaz”
bu eser aslında bu cümlenin değerini bize daha iyi anlatıyor..

“Böyle bir şahsiyetin yazdığı dönemde bize yazı yazmak caiz olmaz” diyerek yazmayı bırakan kişiyi ve yazmayı bırakmasına sebep olan kişiyi tanıyor musunuz işte onların da cevabı bu kitabın içinde.
4 yıllık okulu 9 yılda bitirenler mi dersiniz yada kuran okuttukları için babası ve annesi zincire vurularak sürükleyerek karakola getirilenlerin hikayeleri mi dersiniz, sakalını kesmediği için işinden atıldıktan sonra bunu iyi tarafından görüp bu durumu özgürlük olarak gören mi dersiniz hepsi burada…

Sizlere çok ilgimi çeken bir konuşmayı da aktarmak istiyorum kitaptan:

“Ayağınızdaki çorabı kaç aydır giyiyorsunuz Sayın Ay dedi.
Ben de Altı ay geçti efendim dedim
Olmaz Sayın Ay bir çorap iki aydan fazla giyilmez…”…

Bizden öncekiler ne kadar çok çekmiş değil mi belki de onlardan bütün bunları dinleyip şükür etmeli, ders almalıyız ve belkide bundan sonra ne kadar şanslı olduğumuzun farkına varabiliriz …
“Sen veremsin” deyip çavuşun kasıtlı olarak eleyip yedekten birini o kişinin yerine okula almaya çalışanların hikayesi mi dersin evet onlar da bu kitapta.

Kısacası bir çok ders çıkarabileceğiniz, bazen hüzünlenip bazen sinirlenebileceğiniz belki de benzer durumlar yaşadığınız bir çok ortak nokta bulacağınız yazarların hayatlarından konular bulacaksınız burada.

Elime ilk alırken kapağı hoşuma gitmişti okumalıyım ben bunu demiştim. Ardından sayfalara kabaca bakarken acaba sıkacak mı derken bir çırpıda bir günde bitmişti bu kitap.
Olurda bulabilirseniz kesinlikle okumanızı öneririm. Ben çok beğendim ve kapanışı da kitaptaki bir kaç satırcıkla bitirmek istiyorum :

” …
ah yitirdik mi sahiden
yitirdik mi hepsini ?
yoksa, bilgelerin dediği gibi,
bir kere yaşanan ya da seyredilen,
bir kere oyuna giren , sahneden geçen
bir daha yok olmaz mı ebediyen? …”

Keyifli okumalar
— Habuniaa —

Facebooktwittergoogle_plusredditpinterestlinkedinmail

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.